9 Haziran 2009 Salı

Yanımda duran bir kadeh. Unutturmakla hatırlatmak arasındaki vazifesini henüz tamamlayamamış.. benimle alakasız. içerde olanlar zaten hep olmasını istediklerim. Birkaç eksik asla tamamlanmayacak. Çok uzaklardaki bir soruyu duymak için artık çok geç bir tarih olmuş. Sanki ısındıkça soğudu içim. Ne beklendiği bile meçhullerimi son haliyle saklamak için belki de. Artık benim bile yürekten hissedip telaşlanmadığım kadar derinlerde. Çoğu gitti azı kaldı çirkefliğinden çok uzaklardayım ben de.
Başka bir adresteki birkaç kadehin kandırmacasına aldanan birinin üzüntüsüydü kuşkusuz. Bir türlü dökemediği gözyaşları kadar sağanak yağmurlar getirmişti en berbat kışa. Her gün mü şemsiye açardık. Hem de severken yağmurları. Saçlar bozulmasın gibi bir dünyeviliği taşıyordum yine de içimde bir yerlerde. Bu muydu beni ayakta tutan. Yoksa bir yalanın, nihayetinde bir hayale dönüşmesi en rahat kabul edilen olduğundan mı birkaç adım kala yüzüm dönük koşmuştum. Başa alır gibi.. sonra yeniden kaybeder gibi..
Sondan bir sonra olmak.. bu sondu demeye layık yaşatılan tüm kötülüklerin hatırına. En sondan bir sonra olunca insan kendi sonundan korkar oluyor. Yaratmaya çalıştığı güzel birkaç şeyin hatırı ya da hatırasından önce o meşhur tesadüfleri paylaştığı bir çift bambaşka göz için en son oluyor hatta belki. Kendisini son sanan biri de onu merak ediyor mu?. ben sondan bir sonrayım. Artık olmaz denilmeye sebeplerdi hepsi.. öznelerin önemi yokken.. bir adet yüklemi bekleyip durdu bilmesine rağmen. Sondan bir sonra olmak bir ilk olabilme ihtimaliydi de aslında. Ama yanlış bir zamanda yanlış bir yerde tamamen yanlış birilerinin elindeydi çekiştirilip durulan ipler. Her neyse.. sondan sonrasına geçmek herkese nasip olmaz. Bir filmin sonundan sonrasını görmek gibiydi… kötü biten bir masal gibi bir ilkin huzurunda, son ödülü de o alsın diye soğuk soğuk tokalaşmıştık sanki giderayak. Boşalan eller dolardı nasıl olsa bir gün.
Önümde duransa meraklı bir çift göz. Patileri her an gidebilirim tribine girmiş.. ama bir kedi tek uyumayı sevmez.. kapıyı açık bırakmak yeterlidir. Her şey olduğu yerde sabit duradursun ben sırf bir kalem ve bir kağıt bulabilmenin derdinde yazıyorum. Yapacak başka tek bir şey bulamayacak kadar karanlık olduğundan her evin camı. İki kat yukarı çıkıp hatırı sayılır manzarayı izlemek de olsa sonunda üşeniyorum. Belki de daha burada kalınacak birkaç gün var diye..
Tarihi ortaya damgalayacak kadar tezat. Dinlediğim o şarkı bir daha acıtsın gibi bir mantıksızlık bendeki. Ama en azından şarkı hala güzel..
Beklemediklerime inat ve benden beklenenlere tamamen tezattı bugün gördüğüm. İspatı tam da bugünün içinde. Tepkisiz kalabilişimdi ta içimden.. herkes bir daha birbirini hiç bulamayacağı kadar derinlere gömmeye hazırmış. Bu da bir tesadüf-i zamandı. En sonuncusu..
Sen ben ve o rahattık artık.. ya da sen ve ben.



'05 09