Bir yalan hazırlayıp gerçek olması için, belki de kendin de inanabilmek için uğraşmak.
Gerçekten gitmek sırf lafta kalmasın diye. Bir ihtimal hala oralarda bir yerde olduğunu anlayacağı küçük bir tesadüften bile korkarak. .
İnce ince düşünüp bu kez doğru terazilerle tartarak yapılan hazırlık..
Sonuçta gerçekten başka bir günü, başka bir yerde, başka sağlam tekerlemelerle gezinmek olacak olan.
Bu kadar gerçeksen kim ne diye suçlayabilir ki seni? Bu kadar gerçeksen eğer kim ne kadar inanabilir ve de..
Kendi gerçeklerinle, kulağındaki kulaklıkları çıkarman için bir neden arayarak yürüyorsun diye en büyük eziyetin kendine. Bir melodiden çok daha huzur verebilsin diye onun ayak sesi ya da eşyaların sesi . . .
Kontörlerimiz daha çabuk bitsin diye bir nedenken bazısına sandığı aşk ben telefonda konuşmayı sevmiyorum zaten.. diye devam eden aynı bana hala değişmediği için kim alkış tutsun peki? Telefonda konuşmanın gerçekliğine kim kızabilir?
Ve masadakilere günah çıkarmanın dürüstlüğündekilere? Ama bilmezsin şimdi bilirim:)
Daha gitmemişken gitmeye çok az kaldı diye hem hüzünlenip hem mutlu olmanın ne demek olduğunu.
Sadece minik bir önerim var. Onu yeniden bulduğunda kulaklığının birini de ona uzatman istenen tek gerçek samimiyetin olabilir diye bir düşün. Kendimden biliyorum. Sanki onu da tanıyormuş gibi hissettiğimden de söylüyorum..
Gerçekten gitmek sırf lafta kalmasın diye. Bir ihtimal hala oralarda bir yerde olduğunu anlayacağı küçük bir tesadüften bile korkarak. .
İnce ince düşünüp bu kez doğru terazilerle tartarak yapılan hazırlık..
Sonuçta gerçekten başka bir günü, başka bir yerde, başka sağlam tekerlemelerle gezinmek olacak olan.
Bu kadar gerçeksen kim ne diye suçlayabilir ki seni? Bu kadar gerçeksen eğer kim ne kadar inanabilir ve de..
Kendi gerçeklerinle, kulağındaki kulaklıkları çıkarman için bir neden arayarak yürüyorsun diye en büyük eziyetin kendine. Bir melodiden çok daha huzur verebilsin diye onun ayak sesi ya da eşyaların sesi . . .
Kontörlerimiz daha çabuk bitsin diye bir nedenken bazısına sandığı aşk ben telefonda konuşmayı sevmiyorum zaten.. diye devam eden aynı bana hala değişmediği için kim alkış tutsun peki? Telefonda konuşmanın gerçekliğine kim kızabilir?
Ve masadakilere günah çıkarmanın dürüstlüğündekilere? Ama bilmezsin şimdi bilirim:)
Daha gitmemişken gitmeye çok az kaldı diye hem hüzünlenip hem mutlu olmanın ne demek olduğunu.
Sadece minik bir önerim var. Onu yeniden bulduğunda kulaklığının birini de ona uzatman istenen tek gerçek samimiyetin olabilir diye bir düşün. Kendimden biliyorum. Sanki onu da tanıyormuş gibi hissettiğimden de söylüyorum..
iyi tatiller herkese...

