Yol yakınken dönmek zordu ve uzadıkça unutması da kolay olmadı. Ufacık bir hatanın acımadan yok ettiği onca doğru varken o hata kadar güçlü olamayanlar da var. Doğrular kadar dik durmak için; ama en az onlar kadar işe yaramaz hissettik çoğu zaman. En kötüsü de belki de onlar kadar işe yaramazdık zaten.
Yaptığı bir hatayı affedemeyecek kadar da bencil bir dünya her yöne savruldu. Sonunda durduğu yer belli ve ben unuttum diye kızdım kendime birkaç gün önce. Yağmur trafiğinde açık seçik seçemediğim sokak lambalarına bakarken kulağımda aynı şarkı bu sefer dalgasını geçemedi nedense.
Affettim ve artık yoksun gibi bir mantığı yanlış bulup gidenin arkasından gidene sarılıp aylarca yasını tutmak ve ben isteyince yapabileceklerimi görünce vazgeçip o hataya sığındım sanki yeniden. Yapabildiklerim umurumda olmadı ama unutmak da kolay olmamıştı zaten. Moralim bozuk gülmeye çalışırken hayata; en az o gülümseme kadar sahte yüzler görüp aldanamadım istesem de. Unutturacak kadar hızlı dönmesin diye kızarken dünyaya, aslında o benim kendimle hesaplaşmam kadar hesaplaşmadı aynalarla. Sırf bu yüzden boşver demek gerek belki en gevrek gülüşlerle. İşe yaramayan doğrulara inandığım gibi inanmasam da yürekten.

