23 Şubat 2010 Salı

Başkasına sorduğumda cevaplamak için çabaladığı ve yine de ondan duyamadığım cevaplarla boğuşamam bir daha ben. her şeyi yaşamışım gibi bir hiç içinde ne kadar yalnız olabilirsem o kadar yalnızım. Bir fincan kahveyi tek başıma içmek için doğru zamanların peşinden koşuyorum her gün. Macera tadında da değil ayrıca. Şubat 28 çekiyor bu yıl ve ben her gün herkesle konuştuğum için konuşmuyorum. Sadece, gelmeyecek ve zaten hiç gelmemiş bir günü sürüklüyorum her yere. Her şeymiş gibi gözüküp bir hiç olduğunu çoktan anlamak anlamak değil çoğu zaman. O yüzden surat asma bana. Sana bakınca da saklanma. Ben çoktan sormadan aldığım cevaplara inanmak için geç kaldım. Sormadıklarıma cevap aradığın ya da öyle sandığımda sandığın gibi bir telaş yok etrafta. Çoktan içimdeki gizli yenilgilerle vedalaştım. Her şeye sahipmişim gibi bir yoklukta hissediyorum tek bir şeyi kazanınca. Boş işlerle uğraşılmazın yanındaki resim olabilirim son zamanlarda. O yüzden sana bakınca (aslında) arkanda duran manzarayı düşün bir defa olsun.