Yürüyorum sanki nereye gideceğimi biliyormuş gibi hızlı adımlarla. Geç kalmak için çok erken oysa. Yürürken görüyorum benim gibi çizgilere basmayan adımları. Herkesin aynı kötü rüyaları görüp benzer korkuları yaşaması tuhaf geliyor her defasında. Demek ki bazı şeyleri anlamak içinde sindirmeye yetmiyor diye düşünüyorum ki ben bunu da anlamıştım zamanında.
Yüz yüze bakan iki ayna gibi yaşamak belki de.
Sayamayacağımız kadar hatalara gömülmüşüz. Tanıdığım herkes aklımda bir yerlerde hala. En özlediğim zamanlarsa o kadar uzakmış ki artık. Nasıl bir masalmış demek ki anlatılan.
Tanıdığım herkes yürüyor son sürat. Gidebileceğimiz yerler o kadar az ki ve karşılaşmadık henüz. Başardık bunu da. Başarısızlıktan sayılmalılardan bu da. Bu da sahte gülümsemelerimiz gibi. Ve bu da başkası yerine utanmak kadar rahat değil ve uzaktan izlemek kadar sahte. Hiç tanımadığımız birileriyle çarpışıyoruz o hızla sonra. Sonra ders olamayan her hatada ders oluyor özlenen aslında o küçücük zamanlarmış hala diye.
Kendi düşüşüne en sahte kahkahayı patlatırken belli olabileceğini düşünmüyor kimse belki de.
Yürümüştüm olacakları biliyormuş gibi hızlı adımlarla. Bilsem yürür müydüm peki? Geç kalmak için çok erkendi oysa. Çok erkendi daha çoğu şey benim için. Bencil becerisizlikler yakalamıştı beni paçalarımdan. Oysa ben asla pişman olmamıştım onlardan. Sonra bencil olup ben demeyi öğrendim ben de.
Şimdi her adımda daha da uzayacak o yollar. Aynı yollar daha uzak geliyor artık. Zamanında yetişmek için çok geç bir zaman. O kadar ki pişmanlık bile duyamaz insan.sırf pişman olmamak için atılan adımlardı pişmanlığın kendisi çünkü.
Şimdi ben özlediklerime sahip olsam bile o yollar uzayacak gözümde. Çoğu şey için erken olması engel değil ne yazık ki. Yorulduğum o yollarda basılmayacak çizgileri bile göremiyorum artık.
Ne yaşadığım değil ama ne yaşadığımı sandığım hayallerim ya da kısacası hissedebildiklerim o kadar çıkarsızdı ki, artık bulamam her köşe başında kendimi bile. İnsan kendini de özlermiş anladım bu sefer.
Yalan yok. İzliyorum hala uzaklardan. Görebildiğim onca şey varken bile. Merak ediyorum. Görsem ne yaparım bilmiyorum. Ezber çalışması değil ki zaten. Sadece benim için erkendi, sevemediğim bir oyundu yol boyunca. Bir başkası içinse zamanında koştuğu, yorulduğu yollardı çoktan.
Herkes aynıymış bir zaman sonra. Veda edilmeyen vedalardanmış gülümseten ve biz yine aynı yollardan geçecekken.

