Açık kapı bırakmak nasıl bir şeydir? Hayır derken aslında evet diye haykırmak gibi ya da ben sana ne dedim sen ne anlamışsın derken çok belli etmek yalan olduğunu, çünkü nemelazım kesin konuşmamak gerekir. İşaret ettiğin yerden başkasına bakmak da olabilir. Etrafındaki onca salak senden daha salaktır çünkü sana göre.
Arada bırakmak nasıl bir şeydir? En beteridir. Her yöne çekilebilir. Karşındaki bozuldu mu hoop ben şaka yapmıştım, yaptığın şakayı beğendi mi hoop e zaten hiç olamayacak kadar gerçekti, duydukların hoşuna gitmedi mi hokus pokus bak kendimi garantiye almıştım zaten deyip de gösterebileceğin geçmiş sözleşmelerin, söylediklerin onun hoşuna mı gitti hoppalaaa hemen siliniverir tüm geçmişin. Hayatımın merkezindesin derken en az onunla ilgilenmek de olabilir. Şüphe çekmek iyidir ya. Her zaman işe yarar. O en büyük saçmalıklara bile ok verdiğinde telaşlanıp kuralına göre oynamaya çalışmak da arada bırakır adamı. Çünkü anlayamamalı ya karşındaki ne istiyorsun aslında. Ama çok da lehine çevirmemelisin. Arada bozuluyormuş gibi falan yapmak güzeldir zerre kadar umurunda olmasa da. Tuz biber misali.. Her yöne çekilebilecek o müthiş tek kelimeyi hiç zorlanmadan bulabilmektir ve de. Çünkü karşındaki yine salaktır her zamanki gibi senin salak olduğundan da fazla. Her an ben o anlamda mı söylemiştim diye bekleyebilmektir tetikte. Tepki verirse tabi. Tepki vermezse biraz daha abartabilirsin ama o zaman da gizemli insan modelinden kayarsın biraz. Ama olsun hala arada bırakabiliyorsun sonuçta. Ve daha çok gün vardır önünde defalarca tekrar edebileceğin son güne kadar.
Yürekli olmamak nasıl bir şeydir? Gerçekten git dememek gibi olabilir mesela. Aslında arada bırakmanın kardeşidir. Amaç ne o biraz karışıktır tabi. Stoklama olabilir. Her an gerekir falan. Dursun bir yerlerde bulunsun ve de.. Adam gibi gel diyememek de olabilir. Hatta sonra neden gelmiyorsun bile diyebilirsin ama işte bu noktada biraz da yüzsüzlük eklersin yüreksizliğine.
Yetinmemek nasıl bir şeydir? Daha ondan hiç duymadığın bir şeyi duyduğunda asla şaşırmaman sevinmemen gerekir. Hatta eleştirmelisin klişe bulmalısın söylediklerini. Çok duymuşsundur zaten zamanında o yüzden karşındaki ilk kez mi söylemiş ne söylemiş önemi olmamalıdır. Yeniden yüzsüzlük devreye girer bir süre söylemekten vazgeçince karşındaki. Tabi biraz da sinirler bozulur. Hafif pişman olunur biraz belli etseydim duyduğumda sevindiğimi falan diye. Çünkü karşındaki aslında anlamaz mutlu olduğunu senden çok daha salaktır ya. Her basamakta falan bunu fark edip önemsemek yerine bak ben üçer beşer çıkabiliyorum demek gerekir bir de. Yetinmemek budur işte. Sen mükemmelsindir karşındaki beceriksizin tekidir. Çünkü salaktır da zaaflarını falan fark edemeyecek kadar senden çok. Mükemmelsin işte onun gözünde. Doğru bir şeyler yaptığın kesindir. Çünkü asla yanlış tek bir şey yapacak kadar bile açık vermezsin. Öyle olsa bile şakaların vardır senin. Espri anlayışına kurban giden. Adeta bir yaratılış destanı olduğun için yetinmemelisin. Yetinmemek bir de şöyle olabilir diye düşündüm. Uzak da olsa. Karşındakine kesinlikle güvenmemeye söz vereceksin kendine en başından. Sonra o daha ilk andan sana deliler gibi inansın isteyeceksin. Burada da yüzsüzlükle sonuçlanan bir durum var ki o da şu. Burada tek güvenmemeyi hak eden benim, ben çok çektim zamanında diyebilirsin mesela. Kaymaklı olur o zaman. Ha bir de salak en başından beri senden daha çok. Sana zamanla alışıp güveniyor olmasıyla falan yetinip zaman kaybedemezsin o yüzden. Zamanında bir şeyler için çabalayıp da nefes nefese kalmaların vardır senin. Artık kimse için değmez diye düşünmelisin. Bunun karşılığında da yine karşındakinin uğraşlarıyla yetinmemelisin ama. Çünkü sana değer bunu unutma.
Vicdan azabı çektirmek nasıl bir şeydir? Çok mutsuzsun unutma. Sen mutsuzsundur hayatındaki her şey ama her şey ters gitmektedir. Karşındaki salağın ise hayatı mükemmeldir sana göre. Ama bazen sen bulursun hayatındaki siyah beyaz noktaları ve salaksın fark etmedin diye gösterirsin. Karşındakinin bir de benimle mi uğraşsın diye düşündüğü aklından bile geçmiyorsa buna güvenebilirsin. Hayatında ters giden bir şeyler olsa anlatırdı dersin. Yoksa mutlaka o zeka fazlalıklarıyla falan anlardın. Karşındaki senin bu rezalet hayatına senden bile daha çok kafayı takıp da bir şeyler yapmaya çalıştığında ise tepkisiz olmalısın. Bir zaman sonra işte tam da onun mükemmel hayatını da çirkinleştirmeye başladığını hissettiğinde bir anda çok mutlu olmalısın ve ona ne oldu yaa falan diye sormalısın. İşte burada da yüzsüzlük çıktı karşımıza. Hay Allah!
İşte senin de ellerin çamura bulandı diyebilirsin. Gurur kaynağı gibi görülebilir hatta senin gözünde. Pamuklar içinde falan uyuyan karşındaki salak senin sayende farkındadır artık hem de mutsuzluğunun büyük sebebi sensindir. İşte bu da kaymaktır üstüne yine. mutsuzluğuyla huzur bulup gülümsemelerine sinirlenmelisin her defasında o yüzden. Çünkü gerçek bir şeyler yaşanacaksa mutlaka çok acıklı acılı olmalıdır.
Attığın yemleri her defa kapan biri vardır karşında o yüzden de senin anlık mutluluklarının ve dibe vurmalarının asıl sebepleri önemli değildir. Nasıl hissettiğini bilsin yeterlidir. Burada yeniden şüphelendirmek dikkatleri çeker. Ama unutma karşındaki senin olduğundan da salaktır ve neye üzüldüğünden çok üzüldüğünle ilgilenmektedir sadece. Hatta o kadar ki bu saf salak durum; sen üzüldüğünde o da üzülebilir nedenini umursamadan. Karşındaki sana kızarken bir anda öyle şeyler yapabilirsin ki vicdan azabına dönüşebilir öfkesi. Onu da sen bulmalısın ama.. Aynı her defasında yanlış anladığı şakaların gibidir bu da. Zaten biraz daha sabredersen karşındaki de.. her neyse..
Farklı olmak nasıl bir şeydir? Ben farklıyım. Kimseye de benzemem demelisin. Sadece farklı kelimesini çıkarman gerekli. Başkalarının lanet edilesi yaşamlarından, diğerlerinin mide bulandırıcı öykülerinden bahsedebilirsin mesela. Karşındaki farklılıklarınla gelen saçmalıklarına bile tamam demek üzereyken bir yerlerin tutuşursa da arada bırakabilirsin işte. Çünkü ya elle tutulur gözle de görülür sessiz sakin ve mide bulandırıcı bir hikaye seninkinden daha güvenilir gelirse karşındakine. İşte asıl farklılık da farklıymış gibi yapıp da arada normal olmaktır. Çok zordur belki ama unutma sen mükemmelsin. Aslında şöyle olsaydı böyle olsaydı formatında cümleler kurarak başlayabilirsin. Karşındaki de çünkü arada tutabilecek dallar bulabilmelidir. Çünkü ya gerçekten sandığın kadar salaksa.
İşte karşındakinin aklına normalde hiç olamayacağın kadar girebilmenin sırları. Biraz şüphe lütfen her şeyden önce ve her şeyin içinde.

