12 Kasım 2009 Perşembe

işte öyle bir şey

Hani siniri bozulunca güler ya insan hani hani hani diye başlayan yazılar çok hoş honey. Kendini anlattığını fark edince bir anda aslında girer araya hani.
Ben her şeyden habersiz Seda Sayan ı kurban seçtim yazının reytingi uğruna. En çok Seda Sayan a güvenmek isteyen ve en kötüsü ona güvenen bir ülkede yaşamak çok güzel aslında. Bakınız programında tanıttığı krem gerçekten selülitlere iyi geliyor ve programına çağırdığı x man in gerçekten de albümü çıkmış. Şaşırdım da kaldım. Güvenmeyip de ne yapacağıdım. Halk en çok bana güveniyor diye haykırmak haklı coşkusuydu geçenlerde. Yapılan ankette benim ismim yoksa bunda şaşılacak bir şey de yok. Aslında Seda Sayan da bana güvenirdi beni tanısa. Güveniyorum sana Seda dememizde problem olmayacak kadar ailemizin eve uğramayanısın sen. Seni tutmaya çalışanlar elinde kalsın diyorum. Bir akşam yemeğe bekliyorum.
Hani üşüyünce titrer ya insan. Hani ağlarken gülüverir ya bir anda. Hani uykusu gelince esner ya. Hani canın tatlı istedğinde reçelle çözüm getirmeye çalışırlar ya. Hani en sevmediğin şarkıları ezberlemiş bulursun kendini. Hani on rulo kağıt havludan iki rulonun bedavaya geldiğini ispat edemeyecek ya bize kimse. Hani reklamlarda ses biraz daha yükselir ya sinir olup kapatalım diye(.) Ama olmadı. Sonuçta bunların derin analizini yapamıyorum şu vakit. O vakit bir manası da yok. Halbuki psikolojik bir analizden geçirsem bir güzel. Başka sefer artık. Herkesin kendine seçtiği meslektir ya hani. Hani güveniriz kendimize. Hani tanırız onu bunu gözünden bir kerede. İlk izlenimlerimiz tutar ya hani. Hani buna rağmen arada geçen bir zaman olur ve yediğimiz kazıklar olur. Hani ilk orta fakülteyi bitiren Emrah aslanın midesinde duran ekmeği çalmış bir şekilde taksi bekliyor ya hala. Hani onun bunun sarayında yaşamıştık ya önceki hayatımızda. Hani bunun klişeliği keşfedilince eleştirir olmuştun ya sen. Hani devam etmemiştin ona buna inanmaya. Birinci tekil olur ya cümleler. Başka kimse benim kadar değildir ya hani. Hatta hani değildi?
Bana beni anlatma artık. Geçenlerde bir restorana gitmiş ol ve yediğin bir şeyleri beğenmiş ol. Mesela arabanda giderken bir kavgaya karışmış falan ol. Onları anlat. Ne güzel. Her söylenenin her yapılanın altında vardır bir şey ama sen aradığın şeyi bulduğuna inanarak sıkıyorsun. Çok sıkılıyorum ben kendimi dinlemekten ve sonunda her konuşmanın bana dönmesinden.
Hani sıkılır ya bazen insan. Hani konuşmak istemez. Bunu tahmin et bir kere de. Bana izlediğin o iğrenç dizinin özetini anlat. Hani dinlemek istemez ya insan. O zaman da sen beni dinlemiyor musun diye kız. Bir kere de söylediğimi söylediğim kadar bil. Bu da bir ihtimal.
Hani küçüktüm. Hani bir kış günü annem ilk beni giydirmişti ya uzay boşluğunda gezinecekmişim gibi. Hani kaşınmıştım kapıda beklerken diğerlerini. İşte öyle sıkıldım. Çok fena.

seni düşündüm dün akşam yine sonsuz bir umut doldu içime

bir de kendimi düşündüm sonra (garip)

bir garip duygu çöktü omzuma (çökmez mi)

hani ıssız bir yoldan geçerken hani bir korku duyar da insan hani bir şarkı söyler içinden (anlıyorum)

işte öyle bir şey (mutlaka)

hani eski bir resme bakarken hani yılları sayar da insan

hani gözleri dolar ya birden (dolmaz mı)

işte öyle bir şey (pek tabi)

hani yıldızlar yanıp sönerken hani bir yıldız kayar (ne güzeldir)

ve insan hani bir telaş duyar ya birden

işte öyle bir şey

hani bir yağmur yağar da bazen hani gök gürler ya arkasından

hani şimşekler çakar peşinden (hani sonra sen gelirsin aklıma)

işte öyle bir şey (STH LIKE THAT)