21 Ocak 2010 Perşembe

?

Yıllarca benzer salaklıklara imza atıp yıllar sonra fark eden yün yumaklarından kazak örmeyi bilmiyorum gerçekten ama planlıyorum. Zamanında baba annem çok uğraştı öğreneyim diye ama olmadı, ilgimi çekemedi hiç. Yoksa tabiî ki yıllarca aynı enayilikleri yapıp ders alamayan herkes gibi becerim vardı(!)
Yıllar önce bir hocanın taklidini yapmıştım sınıfın önünde. gayet neşeli neşeliyken, mutlu mutluyken ve sırı sırı sırıtırken bir anda herkesin suratı bok çuvalına dönmüştü. Anlamıştım o anda. Taklidini yaptığım tğçırım gelmiş olmalıydı. Sınıfın kapısına dönüp bakana kadar geçen birkaç saniye karmakarışık duygular yaşamıştım. Tarif edemezdim hislerimi. Şimdi düşünebiliyorum acaba o ne hissetmişti diye. Hiçbir şey dememişti, bir şey olmamış gibi yapıp derse başlamıştı hemen. Beni kurtarmaktan aciz ve çaresiz sınıf yumaklarından daha vefalı çıkmıştı kendisi. Ne demekse.
Benzer mallıkları ısrarla yapıp yapmıyormuş gibi takılan sürülerin psikolojisi daha sert bir darbe ama. Ne kadar mükemmel olduğunu mükemmel ötesi cümlelerle anlatmanı bekler yuvarlak bir masada. Önemli olan gerçekte ne kadar ne olduğun değildir, bir yerlerinden sıkarken ne kadar başarılısın önemli olan budur aslında. Haklı da. Ama o da ne aynı adam birkaç gün sonra herkesin içinde jilet gibi ütülenmiş gömleğine rağmen ağzını kapamadan esnemekte, hatta esnemekte. Sadece yağımı değiştirsen robota bağlarım imajı verirken bu kadar saçma bir şeye şaşırmana kendisi sebep olmuştur herhalde. Emin değilim. Ama gün geçtikçe salağın teki olduğunu anlayan toz tanecikleriyle birlikte yumak olur takmazsın. Yıllar sonra da o adamı anlamayı düşünüyorum. Henüz kapasitem yetmiyor.
Son olarak mesaj kaygısıyla dolu bir akşamda; boyalı direk türküsü ezberindeyken karısının doğum tarihini bilmeyen adama ? ile bakma demek istiyorum. Çünkü kendi doğum tarihini söylemek için kimliğini arayan ve hatta kimliğini bulamayan çok insan varmış. Kapasitem 3. haftanın sonunda sindirdi bu bilgiyi de. see you..