Sordun mu bana iterken son darbeyle. Düşündün mü bir kere olsun arkanda ne bıraktığını. Nasıl bir kalp sızısıydı bilsen. Sanki bir daha seni kimse bu kadar çok sevemezmiş gibi. Her şey hızla hareket ederken ben sabittim. Senin gittiğin yerleri bile düşünmeyecek kadar çok düşündüm seni. Kendimi düşünmeyecek kadar merak ettim.
Bir daha asla görülemeyecek kadar karanlıktı gözlerin son görüşümde. Neden izin verdin ki görmeme. Bilirken belki de son kez gidişimi. Tüm bunlar oldu ve sakinledi her şey ya da ben aynı hızdayım artık.
Ama bak ben hala bakıyorum arkama. Bilemediklerime, bilemediklerine. Herkesten çok sahiplenen bir cümlende ve gözlerinde takılı kaldım belki de sadece. Belki de sadece durup birkaç saniye düşünebildin diye. Eski bir filmi yaşattığın için her halinle ya da her haline rağmen. Nedensiz susmayanlara inat bir neden bulabilip de sustuğun için. Bilmiyorum. Sen sen olduğun için ve insandan öte bir hayal aleminde yaşadığını gördüğüm için ilk gördüğümde. Çok büyük ihtimalle bir daha asla hissedemeyeceklerimin hesabını sormak için bencilce. Senden sonra yüzümde arta kalan en yorgun ifadeyi hala ve bazen gördüğüm için aynalarda. Belki de hala alehimde delil.
Sen hiç göremedin diye telaşlandığım bana ait onca şey.. canın isterse deyip gitmeye hiç mi hiç benzetemediğimden takılı kaldım.
Ben de sana soramadım giderken biliyorum. Ama ben hiç senin kadar gitmedim, gidemedim.
Gerçek olmak için çabalayamayacak kadar ağır bir yükü hisseden bendim sadece. Ve şimdi; yaşadığın o hayal aleminde herhangi bir yerde gülümsüyorsam sana hala o da benim işte.

