13 Nisan 2009 Pazartesi

Elindekini yerken bana baka baka sırıtır..
Eskiye dönüp küçüldük.
Markete kim gidecek yazı turasında hep kaybeden ben olurdum..
Ama bunu önemsemeyecek kadar eğlenirken her oyunda, paralardan çikolatalar vardı.
Bantlanmış topları beklerdim hayali kalelerde..
Şimdiyse yarısına gelmeden bana uzatılan ‘hindistan cevizleri’ için mutluyum..
Birlikte izlenen maçlar için, büyüdükçe konuşmadan anlaşabildiğimizi gördüğüm için..
Geleceğe taşıyabileceğimiz kayıtlar ve beni her zaman koruyacağını bildiğim için..
Belki de beni dünyada en iyi anlayan insan olduğu için..
Dibe vurmuş bakışlarımı her yakaladığında hiçbir şey sormadan yeniden elimden tutup dünyaya döndürebildiği için..
Sırf varlığını bilmek bile güven verirken, gülümserken, hangi gömleğin daha çok yakıştığını sorarken, kavga ederken, benimle birlikte gelen oyuncak arabayla oynarken….
Öğrettikleri ve benden de öğrenecek kadar alçak gönüllü olduğu için..
Her şey için teşekkürler diyebileceğim çok az insandan biri olduğundan.
Nasılsa hep en zayıf yanlarımızla alay edebilecek kadar, saatlerce gülebilecek kadar biliyoruz..

Karşılık beklemeden, kıyaslamadan...
Tanıdığımız tanımadığımız tüm soytarılar iplerinde yürürken saçma sapan.. geçtiğimiz yollar, geçen zaman ve bana kattığı her şey için..

Kuyruk misali takipteyken peşinde minik adımlarımla, çok da hızlı kaçmazdı..:)
Şimdiyse uzaklaşmışken tüm allanıp pullanmış yalanlardan, düşünüyorum da en tutunabildiğim dal olmuş yanımda yine..
İyi ki varsın.