11 Nisan 2009 Cumartesi

‘Ne zaman?’

Gözünde büyüttüğünün yeniden eski haline dönmesini beklemek..
Kaybettikten sonrasının özetiydi bu.
Bir sürüsünün içinden ben böyle demeyi tercih ettim ya da..
Öyle gösteriyorsa biz de bile bile yiyelim demekti belki de.. uzaktan meraklı gözlerle bakması.. sormadığına cevap bekleyecek kadar şaşkın olduğunu kendi bile göremedi.
En hoşuna giden tüm ucu açık imalardan fazlasını vermiştim yine de.
Her seferinde pişman ol der gibi bir maske suratında da.. mutsuzluğunla huzur bulması gibi aynı. İçi dışından bilindik olana inanmak istemiştim..

Ya ben?
İstesem soramaz mıydım sandı acaba?
O kadar da değil.. ama ben zerre kadar merak etmemiştim gerçekten.
Şimdi keşke dediğim şey bu. Geçen tüm zamandan özür diler gibi..
Her şey geçip gittikten sonra zamanında sorulmayan tek soru yüzünden üzülmüş olmak..
Kızmakla vicdan azabı çekmek arasında sıkışmak kadar da sinir bozucu.
Sormadan aldığım cevaplara inanmam kadar durduk yerde dedirtir insana.
İstediğinden de fazla kafam karıştı sonra belki.. hem de zaten asıl amacının bu olduğunu bile bile.. biliyorum çünkü aynaların karşısında yaptığı ezber alıştırmalarının arasından bir cümlecik zamanında kaçıvermişti ..
İstesem vuramaz mıydım suratına?
Biraz da iyi hissetsin herkes.
Oyalansın gözlerim..


En başında bir sürünün içinden aslında insandan öte bir gerçeklikte olanı hayal ediyor sanmaktı.
Bozulmayan kurallar arasından da seçtim birkaçını.. hak etmeyeni hak etmedikleriyle..
İyi hissettim ben de biraz.. Herkesin hayır diyebildiği kadar var olduğu bir oyunda.
İstedim ki o birkaç ları alıp adına iyi koyup ben büyüteyim.. çarptım birbiriyle hepsini..
Gördüm ki kendi kazdığı kuyunun derinliklerinde yüzerken seslenmiş sadece..
Yanlış kelimeleri seçe seçe..
Kendini düşünmekten kendi yarattığı laneti görememiş..
Geç kalsa da ne farkım kaldı ki diyebildiği içindi içinden..
Hak etti bir tebessümü..
Kurtar dese kurtarırdım da halbuki.
Ama…tüm yaratılanlardan sonra yetmez olurmuş pek çok şey.. ve acıya veda ederken bile üzülebilirmiş insan. Bu da yanıma yalandan kar kalanlar.. bir daha işime yaramayacak sözde derslerim.
Geç kalınacak hiçbir şey yoktu..
Ben kendi geç kalmalarımın adına iyi ki der oldum sonunda. Korumuyorum artık seni. Ve artık sorabilecekken, sana sormuyorum o soruyu da.
Sonunda da kendi içimdeki inadı kırıp, elimde kalan ‘sahte sahipsiz’ güzelliklerini yere bıraktım nazikçe..