23 Ağustos 2009 Pazar

dünden de önce

Uçuruma bir adım kala. Sonra düşmeye bir adım kala durunca isteksiz. Düşmekle son sağlam adımının arasında geçen kısacık o anı fark edince o an. Hatırlamak yetmeyince hissetmeye o an hissettiğini yeniden. Nefesini kesen bir panikle bir çığlık duyunca başkasına ait ardından. Gecenin üçünde uyandıran bir kabus gibi yeniden. Ama hatırlamak yetmez o an hissettiğine. Gözleri yetmez yüzünü seçmeye rüyalarında. Rüyalarını çaldırmışsın gibi bir vicdansıza, ama o vicdanınla baş başa verip nöbet tutarken sabaha karşı hala. Uyandırmak için yapacağı şakanın telaşında isteksiz. Sonunda uzaktan kısık bir sesle duyuramadığı ismin aklında bambaşka biri aslında. Duyamadığın için suçlusun yine de. O kalemini kırıp atmadan önce bile.
Yüreğinle baş başa verip yüreksiz sayarken seni sen bir bardak dayayıp hesap soramazsın hapsolduğun duvarlara. Sana ait bir sırrı bile unutturacak kadar inat içinde yüzünde duran ifade.
Düşeceğini bile bile gidecek kadar kalpsizsin kendine..
Perdesiz bir gitarın kirpiklerini ıslatması ve gibilerinde gerçek olan tek gerçeğin. Karşıdan karşıya geçerken bile bir öğle vakti, üstüne doğru yürüyen kalabalığa rağmen kendi dünyandan bir tek atamadığın kendinsin. Boş kalabalıkların boş koşuşturmacasında eskirken kaldırım taşları sen attığın o son adımdasın hala. Her o olmayan onlarcasına kızmak kadar boş her köşe başı. Hatırlamak hissetmeye yetmiyor diye üzülecek kadar acımasızsın kendine.
Zamanı durdurduğun tarihte devam eden zamana kin tutacak kadar ters bakıyorsun dünyaya. Bakıyoruz belki. Özneler neye yarar ki diyecek kadar fark etmiyorken artık pek çok şey. Neden bir anda sönen ışıkların ardından konuşulanlar kadar güzel gelsin ki her duyduğun hikaye? Yakmak zorunda kaldığın mumlar kadar bile dürüst olamayınca her doğan güneş
Farklı bir tarihte donup kalmış onun için apayrı bir sahne belki de.
Kaybettiğini bulmaya yüreksiz bir körebede tüm sayılar belirsiz. Gözler açık da olsa karanlıktı belli ki..
Rüyalarında bile kendini kurtarmaya gücün yokken, bir adım kala önceden dur dediği yerde arkandan itecek kadar yalan bir güven oyununda kazanan yok belli ki.