3 Ağustos 2009 Pazartesi

Bir Sayı Bulmuşum

Tüm yollar düşse önüme. Ben önüme katıp her ne varsa yürüsem. Geçmişimi de önüme katıp geçmişimi silsem. Aynı yerden yeniden geçmek imkansızmış gibi bir oyun. Bilemiyorum kaçıncı geçişten sonra kondu bu kural. Birden fazla ikiden az bir sayı tutsam aklımdan. Tam olsa ikimizin yarımından. Tutsak olsa aklımda. Geçmişten güzel gelecekten berbat bir yer bulsam göreceğim rüyalara. Ardımda kalan her ne varsa ben yürüdükçe yok olsa kendi dünyasında doğmaya. Ölüm olmasa ölmek. İki yol ayrımında düz gitsem. Bir oyun olsa oyunun içinde her şey. Daha gördüklerim hiçbir şeyken sesimin çarptığı duvarlar yok olsa. Gördükçe gördüklerime inandıklarım gerçek olsa.Bundan sonra biliyor olsam bu oyunun kuralı bir, birden sonrası bir oyuna sığmayacak kadar ağır, bir oyuna yakışmayacak kadar yürek gerekir. Oyundan çıkıp oyuna baksam. En büyük günahım bu olsa.Aldığım tüm dersleri ezberimde tutabilsem mesela gözlerinden ziyade. Uzaklaştıkça kararabilse siyahtan karalarla. Kirletse her yeri beyazdan daha ak bir renk. Hiç olmayan bir rengi gözlerinde değil de bir salıncak dolusu çiçekte görmüş olsam. Bir oyunun içinde yürümüşüm ben mesela. Ardımda tüm yolları bırakıp önüme katmaya.. Bir oyundaymışım mesela en sevmediğim şiirleri yazmaya. Bir oyun olacaksa; bir oyun olsa ve sevemediğim her şey hiç olmayan bir renk olsa.
Ya da;
Hiç olmayan bir sayı olsa, engel olan durmamaya.