17 Eylül 2009 Perşembe

bir zamanlar..

''5 e 2 var.
Kaç tane 5 10 edebilir gözünde merak ediyorum. . Biri başlangıç biriyse yeni bir başlangıç sanarken son. Sanmak hiç bu kadar acıklı olmuş muydu? Ama sandık.. Yine de başlangıç aslında.
Her başlangıç zevk vermez. Olumlu olumsuzlardan. 2 olumsuzun bir olumlu ettiği bir dilden konuşmadık hiç ve biz hiç aynı dili konuşmadık zaten.
Yine bir başlangıçtı aslında. Bakmaya ve görmeye bağlı ne yazık ki. Nereden bakalım bu sefer? Nasıl olsun istersin? Hangi anı, gün, hangi kelimeler daha inanılır, daha güzel.. Oradan mı ilerleyelim.
Kaç kere ters çevirelim. Bir kaşık yardımıyla bakalım arkamıza..
Önümüzü dönemedik ki hiç.
Hiç işbirliği yapamadığımız gibi aynen.
Yazık..
Gülmüştüm kendi kendime. Niye güldüysem acaba. Bir tebessümüne ağır bir borç yükü gibi gelirken sana.

Çok ihtimal birikmiş.. birkaç ay geçmiş demeye zorlanmıştık. düşünmüştük hani.
2 miz 1 edememiştik.
Bence iyi değil sayılarla aramız. Pek az ortak yönümüzden biri mi bir ihtimal?
Tesadüften öteye geçemeyen bir ilk daha.
Boşver aynen boşverdiğin de gibi.
içimi çıkarıp da önümdeki masaya koyabilir miyim? Dudak bükerek tuttuğum kıyamadığım gözyaşları değildi ayrılık.
Geziyorum dünyayı bir odanın içinde ve bir odanın içindeyim sanki her yerde.
Boş ver..
O kadar sanırsın ki.
Gerçeği görünce bu muymuş dersin. Çoktan geç kalmıştık sanki.
Şaşırmaya bile geç kalmıştım ben. O yüzden hiç hayal kırıklığı olmamışsın gibiydi.

Sandık..
Sonuç ortada. İnanmadığım yok yere müebbetinde erken getirdiğin kış gibi inandıkların şimdi. Bir odanın içinde tüm dünya.
Bırak Allah aşkına dan nem kapabilirken ve devamlı vakit kaybedebilirken acele ederdin.
Keşke şimdi benim yaptığım gibi kelimelerle oynamış olsaydık biz de sadece. Daha fazla harf olsaymış keşke derken ünlemler ne ayıp çözmeye..

Sen daha 1 e inanmıyorken 5 i istemeyebilir miydin acaba?
Boş ver o yüzden.
Bize haksızlık; geçen zaman belki de sadece.

Şimdi onu boş ver..
Şimdi tam da bana verip geri aldıklarınla oturuyorduk
Ellemedim yerlerine.
Düştü yüzüm. Ellemedim

53üncü kart olmanın sonunda ilk bulan hüznün ilk günü gerçekti. Dünyayı kurtarmaya güçsüz tek gerçeğimse hala seninle. Elleme..

Boş ver..''


Güzel anlamından sıyrılıp soğukla tanıştıran bahar güzel gelir bana. Birilerinin bahar temizliği telaşında atılacaklar çok. Beni tanısan anlardın denilen ezberimdeydi. Yıkanmaktan solmuş ve hatta yırtıkları olan bir bluza her zaman yer vardı çekmecelerimde. Her zaman da olacak. Giymesem de, çok az görmesem de artık. Benim ezberimdekinden onun haberi yokmuş belki de.. Kocaman yüreğiyle, yüreklice atabildiklerini görünce anlıyorum. Beni tanısa anlardı ezberindeyken unuttuklarını. Unuttuğum sözcükleri hatırlamak güzel gelir bana. Sonbahar güzel gelir inadına hala. Yavaş yavaş, adım adım ilerlerken; bir duvarın ardında aynı hizada yağmurlar. Atmak gerek belki de atamayacaklarımdan arta kalanları. Unutmak gerek unutamadıklarımdan geriye kalan ne varsa..