Ne ilk gelişimdi ne de son oldu.
Son olsun isteyerek gelip ayrılırken yine de aynı şeyi bir çekmecede bırakıyorum. Yeniden geldiğimde görebilmek için. Hep dönüp dolaşıp aynı yere gelen kelimelere arkamı dönüp onların bana küsmesini beklediğimde izlediğim dağların en tepesinde konuşabileceğim bir yansıma buldum. Buldum ve sustum.
Aylar öncesinde birkaç çizikle kurtulduğum kazadan sonra anladım ki hep geçip gidecek aylar öncesine özlem duyarak.
Bana daha güzel bir şeyler anımsatmasına gerek yok ya da ayrı ayrı hatırlanırkenki ismim de önemli değil. En başından beri kaybedilen her şey için fazla iyimser olmak gelecekteki eksilere neden arayan artılarsa, en başından beri bunu bilerek böyle olmasını istemekten bambaşka bir şey bana yakışmayacak olan. Önemsiz hatta kötü bir espriye güldüğümde kurtaramadığım bir tek kendim oldum galiba.
Yıllar önce masalar dolu kahkahalar vardı. Rüzgarın çığlığı vardı mesela. O bile yok olmuş sırf ilginç gelsin diye sanırım. Yine çok yağıyor ama ben tek başıma kapatıyorum tüm pencereleri koşuşturarak. Yaklaştığını duyduğum bir arabanın sesini tanıyabildiğim mesafeden de uzaktan tanıyorum artık ama bunu ve tüm bunları kime anlatabilirim ki şimdi?
Duymasını istediğim ve duymak istediğim her şey zamanla yığılmış önümde arkamda rüzgarın korkak sesi korkutmuyor..
Her acı zamanla herkesin içinde tepkisizmiş gibi. Düştüğünde ufak bir dokunuşla daha çok ağlayan çocuklar gibiyiz belki.. İnsan anlatmak istediklerine anlatamayınca soğuyor içi. Daha çok acıtmasın diye mi üşenilen kelimeler? Duvarlara çarpan onca ses vardı halbuki.
Ölmeden öldürmek; yanında olsa nefes alışını dinleyeceklerini, o kadar yalan ki aslında. Ben de bağırmıyorum herkesin bildiğini. Kötü bir espriye bir kez olsun gülmeyecek kadar bencil insanlar tanıyorum.
Bir kağıda iki harf kazımak gibi bir şey değil bu. Sonrasında buruşturup bir yerlere fırlatmak da değil. Daha ben doğmadan benim için yazılmış bir şiir. Özgür olacağı günleri beklerken yazmıştı duvarlar arasında. Nefes aldığını bilmenin gizli mutluluğu ve beni hala sevdiğini bilmenin faydasızlığıyla dönüyorum son kez gelmiş olduğumu dileyerek.
Nasılsa kötü tek bir espri bile yapmamışken en kötü şakaya bile gülümseyebilmiştim bir zamanlar. Her acı birbirinin yansıması gibiymiş zamanla.. hatırlamak isteyene bir neden gibi dönmek.
Eve dönüyorum diyemeyeceğim biri döndüğüm yerde.. Düştüğünde gülerek kurtardığı bir tek kendisiyken ben susmuştum..

