15 Eylül 2009 Salı

no reason

Pencere kenarından pencere kenarınaydım yine. Ama bu kez manzara çok daha güzel. Ormana bakıyor tüm pencereler olmasa da. Şanlıyım gibi bir gün. Önceden bana ayrılmış güzel bir yer, yeni bir bina.. Gece başka bir güne kavuşmadan uyudum dün gece. Hem olmazsam olmazmışım gibi hem de buna inanan bir salakmışım gibiydi. Kayıp yalnızlık gibi bir gündü.
Olmazsam olmazdı elbet. Sevinen tanıdık yüzlerle klişeleşerek geçen bir gündü. Bir puzzle ın eksik parçaları gibi olmazlarsa olmazdı elbet ve sanki yeri en zor bulunmuş parçaydım ben. Güzel bir yer tezatmış gibiydi dün. Bir aydan fazla dört beş rüyadan az bir zaman sonraydı dün. Gittim ve gördüm ki değişmiş çoğu şey. Pencere kenarları hariçti elbet. Orman mı bize bakıyordu yoksa öncesine içlenerek? Değişmeyense; aynı yüzlerde aynı umutsuzluk, aynı yüzlerde aynı mutsuzluk.

Aynı yüzde farklı bir şeyler varmış gibiydi dün.
Olmazsa olmazdı pek çok şey , olmazsam olmasın istedim dün ve imzasız bir vazgeçişten vazgeçtim.
Gereksiz bir pembeden en siyahlı grilere hızlı geçti dün.
Günün sonunda çantamın içinde unufak olmuş bisküviler gibi yarım, kırık, toz toprak hayallerim yine karşımda. Karşıladılar beni. Tanıdık bir hayal kırıklığıyla gülümseleştik.