26 Ekim 2009 Pazartesi

( bir şey mi oldu? )

Her adım başı hasret her sokak başı lanet. Oku şimdi şu ana kadar hiç okumadıklarını. Gör bilip de görmek istemediklerini. Duyamadıklarını duy bu sefer. Onca sayfa; en ağır ödev. İnandıramadıklarımı inandırsın sana onca satır. Yazık…her yazık başına lanet. Ve tek başına oku. Bir hiçe bir hiç uğruna yazdıklarımı, her şeyden vazgeçebilip her şey sanıp aldandığımı… Kahkahalara boğulup düştüğün sandalyenden oku. O gün anladığın gibi tüm anlayamadıklarını anla bir anda. Her adımda bin bir hecesi aklında. Her hecesine yazık de ve bir hiçe yazmış oluşuma. Bir yanlışıyla tüm doğrularını sana çaldıran ben daha da fazlasını yazdım. Bir hatanın beraberinde gelenlere ve peşinden sürüklediklerine izin verdiğin gibi izin ver kendine de.
Her sokak başında birikmiş hasretin, elini bırakıp giden yalan sevgin, en sonunda terk ettiğin bir tek sensin…İzin ver kendine bir kere. Nasılsa sonra daha da çok korkup daha da hızlı kaçarsın. Hem benden hem kendinden...