29 Ekim 2009 Perşembe
Birinci Sağ
Geri geri yürürken sorduğum adres, anlattıklarımın anlatacaklarımdan çok daha fazla olması her geçen günün sonunda, geleceğe teslim geçmişinden ödünç mutluluklar, hepsi benim başardığım başarısızlıklar. Nasıl bir şey ki imkansızmış gibi duran bir yerde imkan yaratmak. Ben tek başıma tıkınırken yanıma gelip konuşman. Çoktan sindirip bir türlü yutamadığım onca şey dururken nasıl bir şey? Başarabildiğin başarıların. Anlatamam ki bir hecede. Olmuyor kendini anlatmak kendine kattıklarından sıyrılarak. Anlatamam o yüzden. Sense söyledin bir kere ve geri alamazsın. Alma da zaten. Çünkü öyle güzelsin. İstemeden sevebileceğimi düşünmüştüm ben bir keresinde. Bundan da fazlası değildi güvendiğim. Elinde telefon oradan oraya koşuştururken, kafan önünde yazarken seyrettim. Nasıl bir his bunu bilirken uzaktaki bir noktanın biraz yanında olmak? Bazen isyan edip tam da baktığım yerde bulamamam başarabildiğim başarısızlığım. Nasıl bir şey söyleyebilmek geri almadan? Ben bir keresinde geri almadan geri alabilen birini tanımıştım oysa. Suçlanacağından suçlayan… Hayat başarabildiğim başarısızlıklara çalışırken nasıl bir his tüm bunlar?

