Saçmalamak güzel şey. Ölçüsünü bardakla değil de hassas terazilerle tartarsan, üstünde sırıttırtmayabilirsen güzel.
Sana bu satırları sürpriz ekili arazi bulmuşsun gibi hissedeceksin diye de yazmıyorum. Beni o arazideki beyaz etekli masal kahramanın sandığın zamanların hatırına da değil. Bilemedin yine. Sana bunları yazma nedenimin de pek bir nedeni olması gerektiğini düşünmüyorum zaten.
Bozulma ama... yağmursuz bir eylül gününde Fransızca gelinliğimle kır düğünü hayallerim olmadığından da değil.
Bozulma ama... yağmursuz bir eylül gününde Fransızca gelinliğimle kır düğünü hayallerim olmadığından da değil.
Yağmur yağıyor ama.. ve bunca laftan sonra; bu satırları neden yazdığımı söylesem saçma olur, şu son bir karış yazının terazisi tartmaz.
Ekim bitmiş ama.. zamanında sorduğun tüm nedenlerin intikamı sanmayacak kadar tanıyorsun beni ya da kendini.
O yüzden sen yine aklına son gelecek şeyi başa al en iyisi.

